Uzun zamandır beklenen gün geldi çattı. A Milli Futbol Takımı, tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi’nin en üst basamağında, yani A Ligi’nde sahneye çıkıyor. Hem de ilk maçta karşısında kim var dersiniz? Dünya futbolunun en köklü güçlerinden Fransa. Türkiye Fransa maçı, sadece bir grup karşılaşması değil; Ay-Yıldızlıların bu yeni seviyede nerede durduğunu gösterecek ilk ciddi sınav.
Yaz aylarında Dünya Kupası’ndan erken veda etmenin buruk tadı hâlâ damağımızda. Tam da bu yüzden Kocaeli’deki bu akşam, yeni bir sayfa açmak için biçilmiş kaftan. Gelin, maçın tüm detaylarına, grubun genel görünümüne ve iki ülke arasındaki geçmiş karşılaşmalara birlikte göz atalım.
Türkiye Fransa Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta ve Hangi Kanalda?
Önce en çok merak edilen soruları yanıtlayalım. Türkiye Fransa maçı, 25 Eylül 2026 Cuma günü oynanacak. Karşılaşma Türkiye saatiyle 21.45’te başlayacak ve Kocaeli Stadyumu’nda gerçekleşecek. Maç, atv ekranlarından şifresiz ve canlı olarak yayınlanacak.
Kocaeli’nin bu maç için seçilmesi de ayrıca anlamlı. Şehrin futbol tutkusu biliniyor ve tribünlerin Fransa gibi bir rakip karşısında ne kadar coşkulu olacağını tahmin etmek zor değil. Ev sahibi avantajını sonuna kadar kullanmak isteyen milliler için bu atmosfer, sahadaki on ikinci oyuncu anlamına geliyor.
UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup: Ay-Yıldızlıları Neler Bekliyor?
Türkiye’nin grubu, kâğıt üzerinde turnuvanın en zorlu gruplarından biri. A Ligi 1. Grup’ta Fransa’nın yanı sıra İtalya ve Belçika da yer alıyor. Kısacası kolay maç yok, her karşılaşma ayrı bir final havasında geçecek.
İtalya, dört yıldızlı formasıyla Avrupa futbolunun en köklü okullarından biri. Montella’nın kendi ülkesiyle karşı karşıya gelecek olması da bu eşleşmeye ayrı bir renk katıyor. Belçika ise son on yılda dünya sıralamasının zirvesinde uzun süre kalmış, tecrübeli ve teknik açıdan güçlü bir takım. Böyle bir grupta ilk maçtan puanla ayrılmak, sonraki haftalarda psikolojik olarak büyük avantaj sağlar.
Bu sezonun takvimi de alışılmışın biraz dışında. İlk dört maç, 24 Eylül ile 6 Ekim arasındaki uzatılmış milli maç penceresinde oynanıyor. Bu da Türkiye’nin yalnızca 11 gün içinde dört zorlu rakiple karşılaşacağı anlamına geliyor. Milli takımın grup programı şöyle:
| Tarih | Karşılaşma | Saat (TSİ) | Stadyum |
| 25 Eylül 2026 | Türkiye – Fransa | 21.45 | Kocaeli Stadyumu |
| 28 Eylül 2026 | Türkiye – İtalya | 21.45 | Bursa Atatürk Stadyumu |
| 2 Ekim 2026 | Belçika – Türkiye | 21.45 | Maurice Dufrasne (Liège) |
| 5 Ekim 2026 | İtalya – Türkiye | 21.45 | Renato Dall’Ara (Bologna) |
| 12 Kasım 2026 | Türkiye – Belçika | 20.00 | Açıklanacak |
| 15 Kasım 2026 | Fransa – Türkiye | 22.45 | Açıklanacak |
Format da oldukça net. Grubu ilk iki sırada bitiren takımlar Mart 2027’de oynanacak çeyrek finallere yükseliyor. Üçüncü sıradaki takım ligde kalmak için play-off oynuyor, dördüncü sıradaki takım ise B Ligi’ne düşüyor. Final turnuvası 9-13 Haziran 2027 tarihlerinde yapılacak. Yani Fransa karşısında alınacak her puan, hem çeyrek final hem de ligde kalma hesapları açısından altın değerinde.
Tarihte Türkiye Fransa Maçları: Yıllar İçinde Değişen Bir Rekabet
İki ülke arasındaki rekabet uzun yıllar boyunca tek taraflı ilerledi. Ancak son karşılaşmalar, dengelerin ne kadar değişebileceğini herkese gösterdi. Bugüne kadar oynanan sekiz maçta Fransa beş galibiyet alırken, Türkiye bir kez kazandı ve iki maç berabere bitti. Rakamlar Horozlardan yana olsa da hikâyenin en heyecanlı bölümleri son yıllarda yazıldı.
İlk Yıllar: Horozların Açık Üstünlüğü
İki takım ilk kez 1996’da karşılaştı ve Fransa sahadan 4-0 galip ayrıldı. 2000 yılındaki özel maçta skor değişmedi; Fransa yine 4-0 kazandı. O dönemin Fransası, Dünya ve Avrupa şampiyonluklarını üst üste kazanmış, Zidane, Henry ve Desailly gibi efsanelerle dolu bir takımdı. Bugün Fransa’nın kulübesinde Zidane’ın oturması da bu rekabete ayrı bir nostalji katıyor.
2003 Konfederasyonlar Kupası: Kıl Payı Kaçan Final
2002 Dünya Kupası’nda üçüncü olan Türkiye, Almanya’nın katılmaması üzerine 2003 Konfederasyonlar Kupası’na davet edildi. Turnuvanın ev sahibi Fransa’ydı ve iki takım yarı finalde karşılaştı. Milliler mücadeleci bir oyun ortaya koysa da Fransa’ya 3-2 yenildi. Ay-Yıldızlılar yine de turnuvayı boş geçmedi ve üçüncülük maçında Kolombiya’yı 2-1 yenerek bronz madalyayı kazandı. Fransa ise o yıl kupayı müzesine götürdü.
Bu maçlardan sonra iki takımın yolları uzun süre pek kesişmedi. 2009’daki son buluşmanın ardından tam on yıl boyunca Türkiye ile Fransa resmi ya da özel maçta karşı karşıya gelmedi. Aradan geçen bu sürede her iki ülkenin futbolu da ciddi bir değişim yaşadı. Türkiye yeni bir jenerasyon yetiştirirken, Fransa 2018’de ikinci dünya şampiyonluğunu kazandı. Sahneler hazırdı; sıra yeniden karşılaşmaya gelmişti.
2019: Konya’da Tarih Yazıldı
Ve gelelim Türk futbolseverlerin hafızasına kazınan o geceye. EURO 2020 elemelerinde, 8 Haziran 2019’da Türkiye, son dünya şampiyonu Fransa’yı Konya’da ağırladı. Şenol Güneş’in öğrencileri, ilk yarıda Kaan Ayhan ve Cengiz Ünder’in golleriyle 2-0 öne geçti ve bu skoru maçın sonuna kadar korudu. Bu, Türkiye’nin Fransa’ya karşı aldığı ilk galibiyetti. Üstelik karşıda Mbappé, Griezmann, Pogba ve Varane gibi yıldızlar vardı.
Paris’te Bir Kez Daha Kaan Ayhan
Rövanş maçı Ekim 2019’da Paris’te oynandı. Uzun süre kalesini koruyan milliler, 76. dakikada oyuna sonradan giren Olivier Giroud’nun golüyle geriye düştü. Pek çok kişi maçın bittiğini düşünürken sahneye yine Kaan Ayhan çıktı. 81. dakikada duran toptan gelen golle skor 1-1’e geldi. Bu beraberlik, Türkiye’nin EURO 2020 biletini büyük ölçüde garantilemesini sağladı.
Kısacası son iki karşılaşmada Fransa, milli takıma karşı galibiyet yüzü göremedi. Bu da Kocaeli’deki maç öncesinde taraftarların umudunu artıran önemli bir detay.
Montella’nın Kadrosu: Yeni Yüzler ve Önemli Eksikler
Teknik direktör Vincenzo Montella, Uluslar Ligi’nin ilk dört maçı için 29 kişilik bir aday kadro belirledi. Kadroda Beşiktaş’tan İlhan Fakılı, Fenerbahçe’den Bartuğ Elmaz, Konyaspor’dan Adil Demirbağ ve Trabzonspor’dan Melih Kabasakal ilk kez milli davet aldı. Real Madrid forması giyen Arda Güler ve Eintracht Frankfurt’tan Can Uzun da listede yer alıyor.
Ancak her şey toz pembe değil. Takımın kaptanlarından Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız ve Mert Müldür sakatlıkları nedeniyle bu kampta yok. Özellikle Çalhanoğlu’nun orta sahadaki liderliği ve duran top becerisi, Fransa gibi bir rakip karşısında hissedilecek bir boşluk. Bu noktada Orkun Kökçü, İsmail Yüksek ve Salih Özcan gibi isimlere büyük sorumluluk düşüyor.
Hücum hattında ise seçenek bol. Arda Güler’in yaratıcılığı, Kerem Aktürkoğlu ile Barış Alper Yılmaz’ın hızı ve Can Uzun’un bitiriciliği, Montella’nın elindeki en güçlü kozlar. Savunmada Merih Demiral, Abdülkerim Bardakcı, Ozan Kabak ve Ferdi Kadıoğlu gibi deneyimli isimler, Fransa’nın hızlı hücumcularını durdurmak için kilit rol oynayacak.
Unutmayalım, bu kadro yaz aylarında zor bir dönemden geçti. 24 yıl aradan sonra katılınan 2026 Dünya Kupası’nda Türkiye, Avustralya’ya 2-0 ve Paraguay’a 1-0 yenilerek gruptan çıkamadı. Montella istifa etmedi ve TFF de teknik direktörüne sahip çıktı. Şimdi hem hoca hem de oyuncular için eleştirilere sahada cevap verme zamanı.
Zidane’ın Fransası: Yıldızlarla Dolu Bir Rakip
Fransa cephesinde de yeni bir dönem başladı. Horozların kulübesinde artık Zinedine Zidane oturuyor. Efsane teknik adam, Türkiye maçını da kapsayan milli ara için 23 kişilik kadrosunu açıkladı. Kadroda Kylian Mbappé, Ousmane Dembélé, Michael Olise, Eduardo Camavinga ve Jules Koundé gibi dünya çapında isimler bulunuyor.
Böyle bir kadroya karşı oynamak her zaman risklidir. Mbappé’nin çizgi hızı, Dembélé ile Olise’nin kanatlardaki çalımları ve Camavinga’nın orta sahadaki enerjisi, milli takımın savunma disiplinini sonuna kadar zorlayacak. Öte yandan Fransa da Dünya Kupası sonrası yeni bir yapılanmanın içinde. Zidane’ın sistemi henüz tam oturmamış olabilir ve bu da Türkiye için değerlendirilmesi gereken bir fırsat.
Türkiye Fransa Maçında Nasıl Bir Oyun Bekliyoruz?
Açık konuşalım: Fransa, bu maça favori olarak çıkacak. Ancak Konya ve Paris’teki son iki maç, milli takımın doğru planla bu rakibe karşı nasıl direnebileceğini çok net gösterdi. Kompakt bir savunma, hızlı geçiş oyunu ve duran toplarda etkinlik, Montella’nın bu akşamki reçetesinin ana malzemeleri olabilir.
Dünya Kupası’nda iki maçta onlarca şut atıp gol bulamayan bir takımdan söz ediyoruz. Bu yüzden bitiricilik, Kocaeli’de belki de en belirleyici faktör olacak. Az pozisyon bulunacak bir maçta, o pozisyonları gole çevirebilmek her şeyi değiştirebilir. Arda Güler’in son pası ve duran top organizasyonları, burada fark yaratabilecek detaylar.
Taraftar desteği de hesaba katılmalı. Kocaeli’deki tribünlerin, Konya’daki o unutulmaz geceyi yeniden yaşatma isteği sahaya da yansıyacaktır. Üstelik üç gün sonra İtalya maçı var. İyi bir başlangıç, hem moral hem de puan tablosu açısından tüm grubun kaderini etkileyebilir.
Sonuç ne olursa olsun, Türkiye Fransa maçı yeni dönemin ilk göstergesi olacak. A Ligi’nde kalıcı olmak isteyen bir milli takım için bu tür maçlar, gelişimin ve özgüvenin en önemli basamakları. 25 Eylül Cuma akşamı saat 21.45’te tüm gözler Kocaeli’de olacak. Haydi Bizim Çocuklar!



